|
ÖYLE BİR SEVGİLİ SEVİNKİ...HERKESİN KAPISI KAPANDIĞINDA..
ONUN KAPISI AÇIK OLSUN...
Sevgi, Allah'ın insanlara verdiği en büyük nimetlerden biridir Sevmek çok zor ama bir o kadar da şerefli bir duygudur. Zordur; çünkü sevmek, sevilenle seven arasında menfaate dayalı olmayan bir ilgiyi gerektirir.
Karşılıklı fedakârlığı, vefayı gerektirir. Cefaya karşı sabrı, sert rüzgârlara karşı dağılmamayı gerektirir. Sevmek, sevileni kırmamayı, ona karşı yanlış yapmamayı, kendi isteklerini sevilenin isteklerine tercih etmemeyi gerektirir.
İsterseniz çocuğunuzu, isterseniz eşinizi, isterseniz bir canlıyı, çevreyi veya başka bir şeyi sevin. Sonuç değişmez.
Hayatın zor labirentlerinde bu metaneti yitirmeden yürümeniz şarttır.
Biz bugün farklı bir sevgiden bahsedelim, belki sevginin esası olan sevgiden bahsedelim. Yüce ALLAH’a karşı hissetmemiz gereken sevgiden…
Şimdi şöyle bir soru sorsam ve desem ki “ ALLAH’ı seviyor muyuz?” İnanıyorum ki hepimiz “ Elbette ALLAH’ı seviyoruz” diyeceğiz. “ ALLAH (c.c.) sevilmez mi, O’na kurban olalım!” deriz. Bu duygumuzda samimiyiz de. Çünkü hiç kimse “ ALLAH’ı sevmiyorum” demez, diyemez. Hiç inanmayan bile böyle bir cümlenin yüküne talip olamaz, olmamalıdır da.
O zaman ikinci soruyu soralım ve “O zaman sevgi nedir?” diyelim. Veya bizim sevmemiz yeterli mi? O’nu sevmek mi önemli, yoksa O’nun tarafından sevilmek mi?
Ne dersiniz, bütün bu sorulara bir çırpıda makul cevaplar verebilecek miyiz?
Dilerseniz gelir İslâm tarihinin ölümsüz şahikalarından enfes satırlar okuyalım. Bakalım sevgiye nasıl bir anlam yüklemiş büyükler?
Bistamlı Beyazıd sevgi sanılan boş bir kuruntunun, duvarların yüzüne çarparken unutulmaz bir ders verir:
“ ALLAH’ı seviyorum sanırdım! Ama anladım ki, esas olan O’nun sevmesi imiş. ALLAH (c.c.) bir kulu severse, onun kalbini kendisi ile meşgul edermiş”
Doğrudur… Bistamlı Beyazıt’ın dediği gibi, sevgi eğer sevilenin sevgisini getirmeyecekse, boş bir kuruntudur. ALLAH’ı o kadar seveceksin ki, neticede O sizi sevmeye başlayacak. O zaman sizin sevginiz, O’nun sevgisine mahkûm olur. İşte o zaman O’nun gören gözü, işiten kulağı, yürüyen ayağı olursunuz.
Fudayl bin Iyaz’ın, sevgiyi tarif eden dokunaklı sözleri ruh dünyamızda depremler meydana getirecek kadar derindir. Şöyle diyor;
“ ALLAH’ı seviyormuyuz diye sorarlarsa sus, konuşma. Evet dersen, tavırların evet diyenlerinkine benzemiyor ki! O zaman da münafıklara, sahtekârlara benzersin!”
İşte size Bağdatlı Cüneyd’in cümleleri, Mevlana’nın ufkunu ne kadar da çok hatırlatıyor:
“Şu kalp ALLAH’a aittir. O’na sakın yabancıyı sokma!”
Sevgide dozu iyi anlamak şarttır. Sevgi teslimiyet ve tam bir tevekkülü gerektirir. Gayrisinden hicret ve fıkrat (ayrılık) gerektirir. Koşmak, koşmak, koşmak ve yine koşmak gerektirir.
Sevginin kapısı hiç kapanmaz zira. Kapıyı kapalı zannediyorsanız, sevgiliyi tanımıyorsunuz demektir. Belki de kapısı kapalı olan sevgili değildir, sevgili olamaz…
Salih Mürri, bir gün vaaz ediyor camide. Ümitsizliği kıracak sözler kullanıyor, ümidin kapılarını açıyor. Ümitsizliğin yakan bir ateş olduğunu anlatıyor. Bunu da şöyle formüle ediyor:
“ Ümitsizliği yenin. Bir insan Yüce ALLAH’ın kapısını ısrarla çalarsa, kapı mutlaka bir gün açılacaktır!”
Sözler böyleydi ve doğruydu da. Ama cemaatin arkasında bir kadın vardır ve onun dünyasında ayrı, apayrı fırtınalar kopmaktadır. O, Salih’in durduğu yerde değildir. Birden ayağa kalkar ve seslenir:
“ Daha ne zamana kadar böyle demeye devam edeceksin? O kapı hiç kapanmadı ki açılsın!”
Evet; sevgilinin kapısı hiç kapanmaz. Zaten kapısı kapanacak sevgili, sevgili değildir.
Öyle bir sevgili sevin ki, herkesin kapısı kapandığında bile O’nun kapısı açık dursun!
 
Sevgi yumağı
Sevmeyi sev tebessümü, gülmeyi. Seveni sev seni, sevmesini bileni. Kendini sev önce, sonra hak edeni. Büyüsün sevgi yumağı,sarsın heryanı.
 Tabiatı sev insanları,hayvanları. Kırları sev kelebekleri,kuşları. Suları sev bahçeleri ve bağları. Büyüsün sevgi yumağı sarsın heryanı.
 Sevgi kutsaldır yaratanı ilahi Sevginin bitmez olanı,aşkı hakiki. Sevgi herşeye yeter,bitmez sermayesi Büyüsün sevgi yumağı,sarsın heryanı.
 Anneyi sev babayı,unutma bebeyi. Yetimi sev çocukları,kimsesizleri. Fakiri sev acizleri,sevgisizleri. Büyüsün sevgi yumağı,sarsın heryanı.
 Vatanı sev milletini,memleketi. Ecdadını sev Bayrağını, Devletini Toprağını sev ağaçları,gülü çiçeği. Büyüsün sevgi yumağı,sarsın heryanı.
SEVGİNİN ETKİSİ... Sevgiden acılar tatlılaşır, Sevgi yüzünden bakırlar, altın olur, Sevgi yüzünden tortular durulur,arınır. Sevgiden dertler şifa bulur, Sevgi yüzünden padişah kul kesilir. Hz.Mevlana
.
Sevgi Başarı Zenginlik Hikayesi
Bir kadın, evinden dışarı çıkar ve uzun beyaz sakallı üç yaşlı adamın evinin önünde oturduklarını görür. Onları tanımaz. - "Ben sizi tanımıyorum ama aç olmalısınız" der. "Lütfen içeriye gelin ve bir şeyler yiyin." - "Evin erkeği içerde mi?" diye sorarlar adamlar. - "Hayır" der kadın. "O dışarıda." - "Öyleyse içeri gelemeyiz" diye cevap verirler. Akşam olup kadının kocası eve geldiğinde, kadın başından geçenleri kocasına anlatır. - "Git onlara söyle ben evdeyim içeri gelebilirler" der. Kadın dışarı çıkar ve onları içeri davet eder. - "Hepimiz aynı anda içeri girmeyiz." der yaşlı adamlar. Kadın öğrenmek ister ; Yaşlı adamlardan bir tanesi açıklar : - "Onun adı ZENGİNLİK" der ve bir arkadaşını gösterir, bir diğerini işaret eder,"O BAŞARI", ben de SEVGİ." Sonra ekler ; "Şimdi içeri gir ve kocanla konuş, hangimizi evinizde istersiniz?" Kadin içeri girip söylenenleri kocasına anlatır. Adam duyunca neşelenir. - "Ne güzel!" der, "madem öyle, Zenginliği içeri çağıralım ve evimizi zenginlikle doldursun." Karısı itiraz eder ; Bu sırada konuştuklarını evin diğer köşesinde bulunan gelinleri duyar. Zıplayarak gelir ve kendi fikrini söyler. -"Sevgi'yi çağırsak daha iyi olmaz mı? Evimiz sevgiyle dolar!" - "Gelinimizin önerisini dikkate alalım" der adam karısına. "Dışarı çık ve Sevgiyi bizim misafirimiz olması için davet et." Kadın dışarı çıkar ve üç yaşlı adama sorar ; - "Hanginiz Sevgi? Lütfen içeri gel ve misafirimiz ol". Sevgi ayağa kalkar ve eve doğru yürümeye başlar. Diğer iki yaşlı adam da onu takip ederler. Kadın şaşırmış bir şekilde Zenginlik ve Başarıya sorar : Zenginlik ve Başarı bir ağızdan cevap verirler : - "Eğer Zenginlik ya da Başarıyı davet etmiş olsaydın diğer ikisi dışarıda kalırdı ama sen Sevgiyi davet ettin. O nereye giderse biz de oraya gideriz. Nerede Sevgi varsa, orada Başarı ve Zenginlik de vardır!"
|